Hindistan Turu Tavsiyeleri


Bildiğim yerleri yazmayı, ayrıntılara girmeyi ve en önemlisi de okuyanlara faydalı tavsiyelerde bulunmayı seviyorum. Kimi zaman genel olarak destinasyonlardan bahsetsem de arada sırada ufak tavsiye yazıalrı da yazıyorum. Bu gün de bir tur operatöründen Hindistan Nepal Turu satın alarak renkli Hindistan’a seyahat etmeyi düşünen gezginlere ufak tavsiyelerde bulunacağım. Bu yazıyı Hindistan üzerine daha detaylı yazacağım tanıtım yazıları için bir uvertür olarak düşünebilirsiniz.

Hindistan’a ne zaman gitmeliyim?

Bu kendi başına ayrı bir makaleyi hak ediyor. Çünkü Hindistan her mevsimde cazibesi olan bölgeleriyle kıta büyüklüğünde bir ülke. Ancak Hindistan’a ilk defa gideceğinizi, ve büyük ihtimalle de Altın Üçgen (Delhi, Agra, Jaipur) ve Nepal’I birleştiren bir tura dahil olacağınızı var sayalım. Ve şimdilik festivalleri bir kenara bırakalım ve sadece iklime bakalım. Hindistan’a gitmek için en iyi ay hangisi? Öncelikle yaz aylarını unutun. Delhi ve civarında Temmuz, Ağustos ve Eylül en yağışlı üç ay.  Ama inanın bana sorun yağmur değil. Temmuz ve Ağustosta ortalama 13-14 gün yağış düşüyor ama Temmuz’un ilk haftasından itibaren muson rüzgarları sıcaklığı 40 dereceden 35 dereceye kadar düşürse de rutubet yüzde 90’lar seviyesine çıkıyor. İzmir’in Mersin’in yazından şikayet eden bizler için Kuzey Hindistan’ın muson mevsimi hiç çekilecek şey değil. Bunu tek istisnası eğer Himalayalar’da 3000 metrenin üstünde bir irtifada kamp yapıyor olmak. Elbette bu da hepimizin harcı değil. Mayıs ve Haziran çok rutubetli ve yağışlı değil ama aşırı sıcak. Altın üçgende sıcaklık bu aylarda 40 dereceye kadar çıkıyor. Ne gerek var? Yazın seyahat edecekseniz Güney Afrika’ya, Avustralya’ya falan gidin de biraz serinleyin. (Bu elbette senenin büyük kısmını İzmir’de geçiren birisinden gelebilirdi J ) Tamam da ne zaman gideceğiz? En iyi aylar Şubat Mart dönemi, ve Kasım Aralık ayları. Sıcaklık 30 derecenin altında, yağış yok denecek kadar az ve aynı zamanda rutubet de problem olacak kadar yüksek değil.

Mart ayında gitmenin bir avantajı da tam zamanı her sene değişse de Mart ayında Jaipur’da düzenlenen Holi festivali. Hindistan’da hemen her an bir festival, bir şenlik, bir kutlama var ancak bunların en alışılmadık ve en renklilerinden birisi hiç kuşkusuz Holi festivali  (Holi hakkında da uzun uzun yazacağım daha sonra, şimdilik mutlaka görmeniz gerektiğini söyleyeyim). Eğer arada fiyat farkı çok yoksa ve tatillerinize ya da izninize uygun düşecekse Mart ayında gitmenizi tavsiye ederim.

Yanımda ne götürmeliyim?

Hindistan’a giderken bir takım alışık olmadığınız duruma hazırlıklı olmanız gerek. Bir ihtimal midenizi bozacaksınız, ve büyük ihtimalle sivri sineklerle pek iyi anlaşamayacaksınız. İşte hep yanınızda olsa iyi olacak şeyler.
  •  Düzenli kullandığınız tüm ilaçlar
  • İshal ilacı (inanın bana yolculuğun bir safhasında ishal olma riskiniz oldukça yüksek)
  • Kolonyalı mendil ve/veya antibakteriyel jel. (Kimi yerlerde musluktan akan suya güvenemezsiniz, eğer titiz bir kişilğiniz varsa, ve bağışıklık sisteminiz de çok güçlü değilse yanınızda kişisel hijyen malzemelerinizi bol bol bulunndurun. Bana bakmayın ben pisliğe alışığım Hindistan mikropları bana dokunmuyor artık)
  •  Sinek kovucu (sivrisinek olacak akşamalrı, hem de bol bol)
  • Böcek / sinek sokmasına karşı merhem
  • Rahat yürüyüş ayakkabıları
  • Geniş kenarlıklı bir şapka (Hindistan’da çoğu zaman UV endeksi oldukça yüksektir)
  • Güneş kremi (en azından yüzünüz için)
  • C/D/M Plug Adaptor (Aşağıda detaylı yazdım)

Peki Ya Yiyecekler, İçecekler?

Bu bölümdeki tavsiyeler çok da macareperst olmayan gezginlere yöneliktir. Sizi asla Hindistan’dan soğutmak istemem. Açıkçası aşağıdaki tavsiyelerin hiç birisine ben kendim uymam. Ama her gezginden de Hindistan’ın tüm değişikliklerine hazır bir bağışıklık sistemi bekleyemem. Eğer konforlu bir seyahat arayışındaysanız, ben sırtıma çantamı takar halkın rasına karışır, onlar ne yiyorsa ben de onu yerim diyecek durumda değilseniz bu bölümü dikkatli okuyun.

Eğer Türkiye’den bir paket program satın alıyorsanız büyük ihtimalle beş yıldızlı otellerde konaklayacaksınız demektir. Otellerde Hint mutfağından olduğu kadar standart otel menüleri de olacak. Eğer yiyecek konusunda hiç maceraperest değilseniz bile turunuz sırasında aç kalma derdiniz olmayacak, merak etmeyin. Ancak otellerde bile açık büfeyi kullanırken şu noktalara dikkat edin. Eğer hassas bir sindirim sisteminiz varsa, ya da ishal olmaktan korkuyorsanız sadece sıcak ve iyi pişmiş yemekleri tercih edin. Salata yemeyin çünkü hangi suyla yıkandığını bilmiyorsunuz. İçeceklerinize buz koydurtmayın. Ve masanıza kapalı şişede içme suyu isteyin. Ben Hindistan’a alıştığım ve genel olarak çocukluğumdan beri mikoplarla iç içe olduğum için hiç bir ziyaretimde hasta olmadım. Hatta kilo alarak döndüm ama siz risk almayın.

Delhi ya da Agrea’da sokak satıcılarından, pazarlardaki tezgahlardan açık yiyecek alıp şansıınızı zorlamayın. Pek çok otelde size taze Hindistan cevizi sunacaklar. Bunlar ile taze Hindistan cevizi suyu keyfini yapın. Benim gibi gidip yol kenarında palayla hindistan cevizi açıp veren seyyarlardan almayın. Ya da alın. Ama bunun Hindistan’ın alışık olmadığınız mikroplarına davetiye çıkartmak demek olduğunu da unutmayın. Ben şimdiden uyarımı yapayım da J

Dişlerinizi fırçalarken mümkünse içme suyu kullanın. Otellerin pek çoğunda odanıza ve banyonuza ayrı ayrı şişeler koyacaklar zaten.

Eğer yiyecek konusunda daha deneysel takılmak isterseniz yolculuğun son bir iki gününe saklayın ki eğer midenizi bozarsanız en azından tatiliniz rezil olmasın.

Genel bir kaç not

  • Delhi’de pahalı telefon, kamera, cüzdan gibi ilgi çekici şeyleri çok milletin gözüne sokmayın. Bakmışsınız uçuvermiş. Aslında tek tehlike kap kaç değil. Dilenciler. Delhi'de paranız olduğu izlenimi (bu izlenimi sadece beyaz tenli bir turist oalrak zaten yaratacaksınız) yarattınız mı kapalı bir mekana girene kadar kalabalık bir refakatçi kitleniz olacak.
  • Sokaklarda göreceğini kaos burada hayatın parçası, fazla şoka girmeyin
  • Sokaklarda saga sola küçük ve büyük abdestini yapan birilerini görürseniz çok fazla aldırmayın. Herkes yapmaz ama burada yapana da pek karışan çıkmaz.
  • Tac Mahal Cuma günleri kapalıdır, seyahat programınızın bu konuda size yarı yolda bırakmayacağından emin olun
  • Hindistan’da şehirler arası yollar iki şeritli karşılıklı gidiş geliş yollar şeklinde, asphalt kalitesi ortalama, otobüs ve minibus standartları ise düşüktür. Trafik bazan çok olur. Eğer 100 km’lik yolu dört saatte alırsanız şaşırmayın.
  • Otellerin çoğunda prizler çoklu adaptör gibi çalışıyor, yani yanınızda adaptör taşımanıza gerek yok. Şebeke voltajı 230 Volt, yani her elektrikli aleti yanınızda götürebilirsiniz. Ancak emin olmak için Hindistan'da en çok kullanılan D veya M tip priz adaptörü alsanız iyi olur. Bunu çok dert etmenize gerek yok. Eğer çok da takmayın yani. Ama hazırlıklı olmakta fayda var derseniz çoklu adaptörlerden alın bir tane bavulunuza koyun. Zarar gelmez.

Önümüzdeki yazılarda Hindistan!a değinmeye devam edeceğiz efendim. Ya Ganj olur, ya Tac Mahal. Belki de Güney Hindistan'a inip Pondicherry'yi falan anlatırım. Neyse, göreceğiz bakalım. Bir sonraki yazıda görüşene kadar bana bir iyilik yapın ve eğer bu yazıyı beğendiyseniz arkadaşlarınıza tavsiye edin. Öyle aman aman bir şey yapmanıza gerek yok. Aşağıda ve sitenin çeşitli yerlerindeki paylaşma tuşlarından birine tıkamanız yeter. Elbette her türlü yorumunuz için kapımız souna kadar açık. Fikirleriniz bu blogu çok daha iyi yapacak.
Hindistan Turu Tavsiyeleri Hindistan Turu Tavsiyeleri Reviewed by Pangaean on 8:26:00 AM Rating: 5

No comments