Kısa Bir Sakız Adası Yazısı

İzmir civarında yaşayıp da Sakız Adası'na yolu düşmemiş gezgin kalmamıştır. Sıcak atmosferi, Çeşme'nin Alaçatı'nın snob kendini beğenmişliğine taban tabana zıt ayakları yere basan havası ile Sakız benim için de düzenli olarak gitmekten keyif aldığım adalardan birisi. Ve elbette çok daha uzun ve ayrıntılı bir yazıyı hak ediyor. Sadece adadaki Osmanlı varlığından ve mirasından bahsetmeye kalksam bir kaç yazı dolar (belki sakin bir zamanda o işe de el atarız). Ben bu güzel kış öğleden sonrası size sadece Sakız'ın kışın da ziyarete değer bir yer olduğunu hatırlatmak istedim.

Hasbelkader yeni yılı Sakız Adasında kutlayacak bir gruba otellerine kadar eşlik etmek ve becerekli rehberimiz Ferah'a teslim etmek üzere bu sabah (30 Aralık 2016) Çeşme'den Sakız'a geçtim. Kış'ın İzmir'de bile kendini iyiden iyiye gösermeye başladığı şu günlerde sakız tepelerini bembeyaz görmek beni çok şaşırtmadı belki ama kabul etmem lazım ki zihnimdeki Sakız imgesinde hiç de üst sıralarda yer alan bir manzara değil.

Çeşme limanında hava süt limandı ve feribotumuz yola çıkabildiği için sevinirken hemen limandan çıkar çıkmaz biraz fazla erken şükran gösterdiğimi farkettim. Meğerse Ege kış moduna geçmiş, 1.5  metrelik dalgalarla katamaranımıza minik çaplı bir azar çekmeye başladı. Bir kaç küçük çocuk ve denize alışkın olmayan bir kaç yetişkin lavaboya seğirtse de iş yine plastik torbalara kaldı. Ancak 25 dakika sonra Sakız limanının sakin sularına eriştiğimizde eski zaman denizcilerinin limanlara duyduğu özlemi biraz daha iyi anladım.

En azından adaya sağ salim ve fazlaca acı çekmeden ulaştık. (Çocukluğumda salıncakta bile midem bulanırdı, bu özelliğimin yetişkinlikte beni terketmiş olmasına ne kadar sevindiğimi anlatamam.) Soğukta (ciddi ayaz var) beklemesin insanlar diye taksilere dörder dörder bindirerek Chiandris Otel'e yolladım 15 kişilik minik grubumuzu. Otel sağolsun oda listemiz ellerinde bizi beklemekteydi ve biz de katamaranda iyi yer tutmanın ve pasaport sırasından ilk çıkanlardan olmanın avantajı ile otel lobisinde sakin sakin giriş işlemlerimizi yaptık. Chiandris otel eksik olmasın yılbaşı kutlamaları için gelen konuklarını geleneksel sakız tatlıları ve Metaxa konyak karşılıyor. 
İçimizi birer shot konyak ile ısıttık, grubun bir araya gelmesini beklerken birazcık damla sakızı, birazcık Osmanlı döneminde Sakız adası muhabbeti yaptık. Herkes bir araya geldiğinde grubu Ferah'a teslim ederek şehir turu için uğurladım ve soluğu limandaki şirin Flocafe'de aldım. Akşam feribotunun kalkıp kalkmayacağını merak ederek bekliyorum. Eğer Ege'nin kaprisli havası kötü bir sürprz yapmasa yeni yıla İzmir'de gireceğim. Yok eğer feriot seferleri bir kış fırtınasına kurban giderse bir iki geceyi Sakız'da geçirmek zorunda kaldım diye üzülür müyüm?


Hepinize iyi seneler. Her zamanki gibi, bir sonraki gününüz bugünden, bir sonraki yılınız geçmiş seneden daha mutlu ve huzurlu geçsin. İyi seneler efendim. 2017'de yeni yazılarımızla sizlerle olacağız.  
Kısa Bir Sakız Adası Yazısı Kısa Bir Sakız Adası Yazısı Reviewed by Pangaean on 3:33:00 AM Rating: 5

No comments