Karayipler değil Dublin Büyük Kanalındayız

İnsan şehirlerle ilgili bazı şaşırtıcı gerçekleri ancak oranın bir parçası olduktan sonra değerlendirebiliyor. Bir süre önce İrlanda'nın Dublin şehrine taşındık. Burada bir yandan yeni bir yaşam kurmakla uğraşırken bir yandan da bu muhteşem kenti tanımaya başlıyoruz. Kentin tarihi, mimarisi, kültürü hakkında daha yazacak çok şey olacak ama burada yaşamaya başlayınca nüfusu neredeyse iki milyona ulaşan Dublin'in bir yandan doğa ile nasıl haşır neşir olduğu hakkında bir kaç kelam etmem gerek.

En son ne zaman turna gördünüz? Peki en son ne zaman bu zarif balıkçıl bahçenizi ziyaret etti? Türkiye'de ancak oldukça kırsal yörelerde karşılaşacağımız bu manzarayı yeni taşındığımız evde hemen her gün yaşıyoruz. Evimizin hemen yanından akan minik dere pek çok kuşu çekiyor kendine ama zyaretçilerimizin en zarifi kuşkusuz gri turnamız.

Açıkçası Dublin'e ilk taşındığımızda beni en çok şaşırtan unsurlardan birisi şehrin doğa ile ne kadar iç içe olduğunu görmekti. Bunda şehrin dört yanına yayılmış parkların olduğu kadar tüm kenti baştan başa aşan kanal sisteminin de büyük etkisi var. The Grand Canal, adına bakmayın öyle görkemli bir su yolu değil, tüm kente bir tutam doğal yaşam aşılayan bir şırınga gibi. Öyle ki kanaldaki gemi trafiğine imkan tanıyan kilitler (locks) etrafında balık tutmak için platformlar dahi var. Bu 10 metre genişliğinde iki metre derinliğindeki su yolu hiç de tahmin etmeyeceğiniz ölçüde balık yaşamına ev sahipliği yapıyor. Meraklıları kanalda olta atıp balık tutuyor. Elbette bir Galata Köprüsü ortamı beklemeyin. Aşağıdaki videoda bahar geldiğinde coşan kanaldaki su altı yaşamına bakıp da şaşırmamak mümkün değil.


Biraz dış mahallerde başı boş dolaşan midillileri, kanal kenarında otlayan atları, minik deremizi ve kanalı mesken tutan ördekleri ise güzel fotoğraflarını çekince paylaşacağım. Bakalım şehrin asıl kentsel güzelliklerine sıra ne zaman gelecek.
Karayipler değil Dublin Büyük Kanalındayız Karayipler değil Dublin Büyük Kanalındayız Reviewed by Pangaean on 2:52:00 AM Rating: 5

No comments